Blogumuzu yakından takip eden dikkatli okurların hatırlayacağı üzere kısa bir süre önce medikal çeviri ile ilgili bir yazı kaleme almış ve dilimiz döndüğünce medikal çevirinin öneminden bahsetmiştik. Geçtiğimiz günlerde ise medikal çevirinin önemini yaşanmış bir olayla anlatan bir makaleye rastladık. Kısa bir araştırma yapıp Türkçe kaynaklarda bu olaydan pek bahsedilmediğini görünce serbest bir çeviriyle siz değerli okuyucularımızla paylaşma ihtiyacı hissettik. İşte o vaka:

Willie Ramirez, 18 yaşında, Küba asıllı bir Amerikan vatandaşıdır. 22 Ocak 1980 günü bir arkadaşıyla birlikte arabayla dolaşırlarken birden şiddetli bir baş ağrısı çekmeye başlar. O sıralarda kız arkadaşının evine yakın oldukları için hemen buraya doğru seyreder. Nitekim eve varır varmaz bahçeye yığılır ve kız arkadaşının annesi ve daha sonra gelen ailesinin eşliğinde hastaneye kaldırılır. Acil servis doktoru çeşitli tetkikler uygular ancak aynı zamanda bir basketbol oyuncusu olan bu sağlıklı gençte bu şiddetli ağrıyı açıklayabilecek hiçbir bulguya rastlayamaz. Aileye danışmaya karar verir ve işte ne olursa o zaman olur. Aile, Willie’nin o gün yeni açılan bir restoranda yediği hamburgerden zehirlenmiş olabileceğini anlatmaya çalışır. Fakat ne yazık ki ne Willie’nin ne de kız arkadaşının aile üyeleri iyi düzeyde İngilizce konuşamamaktadır. Nitekim, annenin İspanyolcadaki “intoxicado”, yani bir kişinin yiyip içtiği bir şeyden zehirlenmesi anlamına gelen kelimeyi doktor, İngilizcede alkol veya uyuşturucu dolayısıyla kendinden geçme anlamına gelen “intoxicated” kelimesiyle karıştırınca olanlar olur. O sırada anlatılan başka şeylerden dolayı doktor, hastanın kız arkadaşıyla tartıştığı için uyuşturucu aldığını ve bir aşırı doz vakasıyla karşı karşıya olduğunu düşünür. Oysa o sırada Willie beyin kanaması geçirmektedir ve hastanede bunu görüntüleyecek cihaz da bulunmadığı için bu durum ancak günler sonra anlaşılır. Ne yazık ki artık çok geçtir ve Willie, hayatının geri kalan kısmını kısmî felçli olarak sürdürmek zorunda kalır. Olayla ilgili açılan davada mahkeme, aileyi haklı bulur ve hastane, 71 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalır. Bu, o dönem için rekor sayılabilecek bir tazminat tutarıdır ancak başarılı bir genç sporcunun hayatı karşısında bunun hiçbir değerinin olmadığını tüm kamuoyu kabul eder.

Bu olay, medikal çeviride yaşanan hatalarla ilgili en meşhur olaylardan biri olsa da ne yazık ki ilk veya son değildir. İnternette kısa bir araştırma yaparak bu gibi insan hayatına mal olan birçok medikal çeviri hatasına rastlayabilirsiniz. Bu vakalardan biri olmamak için sizi medikal çeviride uzun yıllara dayanan tecrübeye ve uzman çevirmen kadrosuna sahip Mirora’ya bekliyoruz.