Dünyanın en eski dillerinden biri olan Japonca, yaklaşık olarak günümüzden beş bin yıl önce ortaya çıkmıştır. Buna karşın, bir alfabesi olmadığı ve konuşma dilinden ibaret olduğu için ilk yazılı kaynaklarını dokuz ve onuncu yüzyıllarda vermiştir. Japoncada üç farklı alfabe kullanılır. Bunlar, Kanji denilen Çince karakterler ve Çince karakterlerden uyarlanan iki hece yazısı olan “hiragana” ve “katakana” alfabeleridir. Latin alfabesi “rōmaji” de günümüz Japoncasında yoğun biçimde kullanılır. Sayılar için genellikle batı tarzı rakamlar kullanılır; fakat geleneksel Çin-Japon rakamları da bir o kadar yaygındır.

Japoncanın kendine has bazı ilginç özellikleri vardır. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Dünyanın büyük bir kısmı Japoncayı ülkenin isminden gelen Japon kökünden türetilmiş adlar aracılığıyla ansa da aslında Japonlar kendi dillerine “Nihongo” demektedir.
  • Japoncada üç farklı formal kullanım bulunur. Konuştuğunuz kişi veya topluluklarla olan ilişkinize göre fiiller bu üç farklı formal kullanıma göre üç farklı şekilde çekimlenir.
  • Japoncada 7 farklı birinci tekil şahıs kullanımı bulunur. Bunlar konuşmacının kadın/erkek, genç/yaşlı olmasına ve konuşma tonunun formal/informal yapısına bağlı olarak değişir.
  • Çoğul eki yoktur.
  • Artikel yoktur.
  • Japoncada yalnızca fiillerden oluşan cümleler kurabilirsiniz.
  • Japonca, saniyede 7,84 hece oranıyla dünyanın en hızlı konuşulan dilidir.
  • Japoncada ay isimleri bulunmaz, bunun yerine rakamlar ve ardından da kanji alfabesinin sembolü (月) kullanılır. Örneğin: Ocak = 一月
    Şubat = 二月
    Mart = 三月

Japonya – Türkiye ilişkileri

Japonya’yla Türkiye arasındaki ilk ilişkiler 19. yüzyılın sonlarına dayanmaktadır. Ne yazık ki Sultan Abdülhamit tarafından bu dostluğun başlatılması için 1890 yılında Japon İmparatoru Meiji’ye gönderilen hediyeleri taşıyan Ertuğrul Fırkateyni dönüş yolunda batmış ve 532 denizci hayatını kaybetmiştir. Ancak Japon halkının bu kaza esnasında gösterdikleri yardımsever tutum belki de hediyelerin sağlayacağından çok daha güçlü bir dostluğun temellerinin atılmasına neden olmuştur.

İki ülke arasındaki ilk diplomatik ilişkiler 1924 yılında kurulmuştur. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla 2003 yılı Japonya’da “Türk Yılı”, 2010 yılı Türkiye’de “Japon Yılı” ve 2019 yılı yine Japonya’da “Türk Kültürü Yılı” olarak kutlanmış, bu bağlamda çeşitli ortak etkinlikler düzenlenmiştir.

Türkiye Japonya’ya tekstil, konfeksiyon, makarna, balıkçılık ürünleri ve otomotiv ihraç ederken Japonya’dan makine ve cihazlar, otomotiv ürünleri ve demir çelik ithal etmektedir. İki ülke arasında 2019 yılında 4 milyar doları aşan ikili ticaret gerçekleştirilmiştir.

Japonca Çeviri

Japonya’nın dünyanın en büyük teknoloji devlerinden biri olması ve Japonya – Türkiye arasındaki iyi ilişkiler ülkemizde Japonca çeviri ihtiyacını günden güne artırmaktadır. Özellikle teknolojik cihazlar ve son yıllarda inşaat sektöründe gelişen ortaklıklarla birlikte mühendislik faaliyetlerinde yoğun bir şekilde Japonca çeviri gereksinimi bulunmaktadır.

Her ne kadar her iki dil de aynı dil ailesinin aynı kolunda yer alsa ve bazı benzer dil bilgisi kuralları içerse de Japoncada üç farklı alfabesi başta olmak üzere, binlerle sayılabilen hece sayısının ve fonetik anlamda birbirine benzeyen pek çok kelimenin bulunması Japonca – Türkçe çeviride çevirmenleri zorlamaktadır. Dolayısıyla bu alanda da uzman çevirmen gereksinimi had safhadadır.

Yıllara dayanan deneyimiyle Mirora, Japonca – Türkçe çeviride tatsız olaylar yaşamamanız için sizleri ortak projelerde buluşmaya davet ediyor.