Türkiye ve Azerbaycan’ın birbirini “kardeş devlet” olarak nitelendirdiği herkesçe bilinir. Bunun ana sebebi ise iki ülkenin halkının da aynı kökenden geliyor olmasıdır, diğer bir deyiş ile Türkiye ve Azerbaycan; coğrafya, tarih, dil ve hatta edebiyat alanlarında büyük bir ortak paydaya sahiptir. İki ülke arasındaki bu samimi ilişki, yalnızca halklarının birbirini sevmesi anlamına gelmez; aynı zamanda söz konusu ülkeler arasında ekonomik, ticari, siyasi ve daha birçok alanda üst düzey bir ilişki kurulduğu anlamına gelir. Ekonomik ve politik yakınlığı bulunan ülkelerin birbiriyle iletişim kurabilmesi için de bir diyalog kanalının oluşturulması ve bu kanalın iki ülkenin dili ve kültüründe uzman olan çevirmenler tarafından desteklenmesi gerekir. Azericenin Türk dilinin bir lehçesi olmasından dolayı iki dil arasında temel düzeyde bir iletişim kurmak mümkün olsa dahi, profesyonel bir iletişim kurabilmek adına çeviri hizmeti alınmalıdır. Bu nedenden ötürü ülkemizde Azerice çeviri hizmeti, büyük bir talep görmektedir.

Azerice Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Tıpkı Türkiye Türkçesi gibi, Azerbaycan Türkçesinin temeli de Eski Oğuz Türkçesine dayanmaktadır. Azerbaycan Türkçesi, önceleri Eski Oğuz Türkçesinin bir alt-ağzı olarak değerlendirilirdi; ancak zamanla fonolojik farklılıklar kuvvetlenmiş ve dolayısıyla Azerbaycan Türkçesi, ayrı bir dil hâline gelmiştir.

Günümüzde Azerbaycan’da Latin alfabesi kullanılmaktadır. İlk olarak 1929 yılında Latin alfabesine geçilmiş, ancak Sovyetler Birliği’nin karşı çıkması üzerine Kiril alfabesi kullanılmaya başlanmıştır. 1991 yılında Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından yazı dilinde Latin alfabesine geri dönülmüştür. Azerbaycan Türkçesinin yazı dilinde kullandığı harfler, “Əə, Xx ve Qq” harfleri haricinde, Türk alfabesi ile aynıdır.

Azerice ve Türkçe Arasındaki Farklar

Aynı kökenden gelmelerine rağmen, Azerice ve Türkçe arasında birçok farklılık bulunmaktadır. Bunun nedeni ise dil ve kültür kavramlarının iç içe geçmiş olmasıdır. Türkiye ve Azerbaycan her ne kadar kardeş ülke olsa da kültürel açıdan farklılıklara sahip oldukları unutulmamalıdır. İki ülkenin vatandaşları iletişim kurup birbirini anlayabilse de ifade biçimlerindeki farklılıklar oldukça dikkat çekicidir. Örneğin Türkiye Türkçesini konuşan birisi, bir ürünün fiyatını sormak için “bu ürün kaça?” veya “bunun fiyatı ne kadar?” ifadesini kullanabilir; ancak Azerbaycan Türkçesinde bir ürünün fiyatını sormak için kıymet kelimesi kullanılmaktadır: “bunun qiyməti ne qədərdir?” İfade farklılıklarına bir diğer örnek ise Türkiye Türkçesinde bir durumun anlaşılmadığını belirtmek için “ben anlamadım” denirken, Azerbaycan Türkçesinde “mən başa düşmürəm” ifadesi kullanılır.

Ayrıca her iki dilde de olan ama bambaşka anlamlara gelen yüzlerce gündelik sözcük korkunç yanlış anlamalara neden olabilmektedir. Birkaç eğlenceli örnek verelim: Azericede uçağın düşmesi inmesi anlamına gelir, sümük, kemik anlamındadır, tapmak bulmak, tapmaca bulmaca anlamına gelir. Kıç ayak anlamı taşır; yani Azeri arkadaşımız “kıçım ağrıyır” dediğinde ayağını gösterir.

Yukarıda verilen örneklerin de gösterdiği üzere, iki dil arasında iletişim kurmak kolay olsa dahi, dillere yansıyan farklılıklar nedeniyle resmi durumlarda profesyonel bir çevirmenin hizmetine başvurulmalıdır.