Bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsü ve bunun sonucunda gerçekleşen uzun karantina dönemleri, aralarında çeviri sektörünün de bulunduğu birçok iş kolunu etkiledi. Uzun süredir devam eden ve ciddi sağlık sorunlarıyla başa çıkılan bu dönemde, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak herkes için çok önemli olmaya başladı. Böylece, çeviri sektörü Covid-19 virüsü hakkında yapılan bilgi paylaşımında önemli bir çeviri görevi edinmiş oldu. Ciddiyet ve özen gerektiren bu görev, dünya genelinde paylaşılan her türlü Covid-19 bağlantılı güncellemenin çoğunlukla İngilizce yazılmasından ortaya çıktı.

Virüs ile alakalı yararlı bilgilerin sınırlı sayıdaki dillere çevrilmesi; bu dilleri konuşmayan insanların gelişmelerden haberdar olamaması ve hatta semptomlarını yorumlayamaması ile sonuçlandı. Örneğin, Covid-19 konusundaki önemli bilgileri dünya çapında yaymakla yükümlü Dünya Sağlık Örgütü’nün, kendi internet sitesinde verdiği ‘’Covid-19 Virüsünde Enfeksiyon Önleme ve Kontrolü’’ adlı eğitimin çevirisi İngilizce dışında, Türkçe dahil 23 dilde daha mevcut. Hayati bilgiler içeren bu eğitimin daha da fazla dile çevrilmesi, daha fazla insana yardımcı olmak demektir. DSÖ’nün Covid-19 hakkında paylaştığı çeşitli eğitimlerin altında ‘’Bu çeviri DSÖ tarafından doğrulanmamıştır.’’ ibaresi yer alıyor ve çevrilen metinde bir tutarsızlık görülürse, orijinal İngilizce versiyonuna sadık kalınacağı da belirtiliyor.

Türkiye’de Covid-19 ve Çeviri

Virüsün hayatımıza girişi ile beraber, daha önce pek de karşılaşmadığımız ‘’entübe, filyasyon, pandemi’’ gibi birçok yeni kelime de sözlüğümüze eklenmiş oldu. Çoğu İngilizce kökenli olan bu kelimeler ilk başta herkesin kafasını bir miktar da olsa karıştırdı ve bizi bu kelimelerin anlamlarını öğrenmeye teşvik etti. Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri takip edebilmek için çeviri burada da devreye girdi. Halkın karşılaştığı yeni terimler sonucu kafasının karışmaması ve yanlış bilgiler edinerek çevresine de bu şekilde aktarmasını engellemek bir hayli önemli olmaya başladı. Salgının başında, virüsün adı bile insanların kafasında birçok soru işareti oluşmasına sebep oldu ve herkes internette Covid-19 virüsünün Türkçe karşılığını bulmak için çeviri sitelerine akın etmeye başladı. İşte bu noktada, Covid-19’un sebep olduğu çeviri krizini, bu kriz uygun şekilde ele alınmadığı zaman ortaya çıkabilecek sorunları ve medikal çevirinin önemini kendi ülkemizden çıkan örnekler sayesinde fark edebiliyoruz.

Covid-19 Çeviri Sektöründe Neleri Değiştirdi?

Çeviri sektörünün Covid-19’un ortaya çıkmasıyla birlikte hayat koruyucu bilgilerin doğru şekilde aktarma sorumluluğunu üstlendiğinden bahsettik. Peki her şeyin hızla dijitalleşmeye başladığı bu süreçte, çeviri sektörünün arz-talep dinamiğinde ne gibi değişiklikler yarattı? İlk olarak, dünya çapında uygulanan seyahat kısıtlamaları sebebiyle turizm sektöründeki çeviri talebi bir hayli düşüş yaşadı. Sosyal mesafe ve karantina uygulamaları, insanların dışarıda geçirdiği zamanı azalttı ve oyun, dizi, film gibi hizmetler sunan platformların çeviri taleplerinde büyük artışlar yaşandı. Karantina sürecinde kullanıcı sayısı ciddi şekilde yükselen Netflix’in, durmadan ürettiği içerikleri birçok farklı dile çevirme ihtiyacı hala devam ediyor. Aynı durum, bilgisayar ve konsol oyunlarında gerekli çeviri sürecini de olumlu etkiledi. Sonuç olarak, Covid-19 çeviri sektörüne bazı yönlerden kayıplar yaşatsa da bu eksiklikleri farklı yollardan telafi etti.