Özellikle bazı forum sitelerinde, zaman zaman, okuduğunuz bölümü veya mesleğinizi söylediğinizde aldığınız komik tepkiler, sorular ve karşılaştığınız ilginç durumlara dair bazı başlıklara rastlarız. Bu gibi sitelerde kendi bölümü veya mesleğinden komik diyaloglara şahit olmayanımız yoktur herhalde. Çevirmenlerin, özellikle yazılı çeviri yapan çevirmenlerin ise başı daha büyük bir dertte. Zira bu meslektaşlarımız henüz mesleklerini nasıl adlandıracakları konusunda bile kararsız! Daha doğrusu, kendileri kararsız değil de karşı tarafa ne şekilde anlatacakları konusunda kararsız!

Ülkemizde, çeviri dediğimiz işi yapan kişi genelde “tercüman” olarak adlandırılır. Oysa “tercüman” yalnızca sözlü çeviri işini yapan çevirmenlere denir. Üniversite bölümlerindeyse bu tercümana bir de “mütercim” diye acip bir kelime daha eşlik eder ki tek seferde anlaşıldığı az görülmüştür! Üstelik bizden duymuş olmayın ama mütercim-tercümanlık bölümlerinde okuyan bazı öğrencilerin dahi bu “mütercim” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediğine dair duyumlar da almıyor değiliz!

Tıpkı tercüman kelimesi gibi dilimize Arapçadan giren mütercim, yazılı çeviri yapan kişi anlamına gelir.

Günümüzde, en azından sektör çalışanları ve böyle bir sektörün varlığından haberdar olan kişiler, bu eski kelimenin yerine “çevirmen” kelimesini kullanmayı tercih etmekte ve mütercim-tercüman farkını da “yazılı çevirmen” ve “sözlü çevirmen” şeklinde karşılamaya çalışmaktadır.

Peki ne iş yapar bu mütercim… Pardon, yazılı çevirmen?

Yazılı Çeviri

Mütercim, yani yazılı çevirmen, yazılı çeviri yapar.

En geniş anlamıyla yazılı çeviri, resmî-gayriresmî her türlü belge ve makale, kitap gibi eserlerin bir dilden başka bir dile çevrilmesi işidir. Akla gelebilecek her alanda yazılı çeviri yapılması mümkünse de Türkiye çeviri piyasasının başlıca yazılı çeviri alanları şunlardır:

  • Edebi Çeviri
  • Hukuki Çeviri
  • Teknik Çeviri
  • Medikal Çeviri
  • Ticari Metin Çevirisi
  • Yazılım Çevirisi
  • Alt Yazı Çevirisi
  • Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Çevirisi

Yazılı Çeviri Süreçleri

Sözlü çevirmenler, sözlü çeviri işini gerçekleştirmeden önce araştırma ve çalışma yaparken; yazılı çevirmenler, çeviri sırasında ve sonrasında araştırır ve metni nihaî hâline getirmeye çalışır. Yani, sözlü çeviride konuşmacının konuşması bittiği anda sözlü çevirmenin de işi biterken yazılı çeviride yazılı çevirmenin, hatta ekip arkadaşlarının işi neredeyse yeni başlamıştır.

Yazılı çevirmen, önce kendisi çevirdiği metni kaynak metinle karşılaştırarak okur. Hatta vakti varsa -ki genelde yoktur(!)- çeviriyi bir de yalnızca hedef dilde okur ve hedef dildeki kullanımlara yoğunlaşır, metnin çeviri kokmamasını sağlamaya çalışır. Bu işlemler sırasında yazılı çevirmen, bir yandan da imla kontrolü yapar. Fakat elbette gözünden kaçan bir şeyler olacaktır. Bu sorunları gidermek için de çeşitli kalite kontrol programları aracılığıyla metni tekrar gözden geçirir ve varsa son hataları da ayıklar. Bundan sonra yazılı çevirmenin işi bitmiştir, dosya ilgili editöre iletilir. Editör de dosyada baştan sona aynı işlemleri gerçekleştirir ve gerekli gördüğü yerlerde düzeltmeler yapar. Bu işlem, müşterinin talebine veya şirketin politikasına göre bir başka editör tarafından da yinelenebilir. Bu işlemlerin ardından dosya, müşteriye sunulmaya hazır hâle gelir.

İşte size en kısa hâliyle bir yazılı çeviri süreci. Oysa bunca çileyi çeken yazılı çevirmenin adı (bile) yok!