Otomotiv sektörü, küresel yıllık ticaret hacmi en yüksek olan, küresel pazardan en çok pay alan sektörlerden biridir. Binek araçlardan yolcu ve yük taşımacılığında kullanılan ağır vasıtalara, lüks araç pazarından ikinci el otomobil pazarına kadar saymakla bitiremeyeceğimiz pek çok alt pazarı bulunan bu sektör, en yoğun istihdam alanlarından birini oluşturmaktadır. Üstelik bu yoğun istihdam potansiyeli yalnızca pazar çalışanlarıyla da sınırlı değildir. Sektörün dev firmalarının neredeyse dünyanın her ülkesine, her pazarına girdiğini düşünecek olursak bu firmaların büyük bir çeviri desteği ihtiyacı duyacaklarını tahmin etmek güç değildir. Zira sektörün, kullanım kılavuzlarından bakım kılavuzlarına, tanıtım broşürlerinden satış fiyat listelerine varana dek pek çok konuda çeviri gereksinimi bulunmaktadır.

Türkiye’de Otomotiv Sektörünün Gelişimi

Türkiye, özellikle 1950’de Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kurulmasıyla bu yıllarda karayolu yapımına büyük ağırlık vermiş ve gelişen yollarla birlikte araç sayısı gün be gün artmıştır. Günümüzde de pek çok ülkenin aksine demiryolları yerine karayolu yoğun bir ulaşım politikası izleyen Türkiye, her otomotiv firmasının yer almak isteyeceği pazarlardan biridir. Nitekim bu firmaların bazıları Türkiye’de çeşitli fabrikalar kurmuş, burada hem iç pazara hem de dış pazara ürün sağlamış ve bu durum da ülkemizi otomotiv sektöründe dikkate değer pazarlardan biri hâline getirmiştir.

Türkiye’deki bu firmaların bazıları ya şirket bünyesinde bir çeviri departmanı kurmakta ya da bu hizmeti güvendikleri çeviri şirketlerinden almaktadır ama ülkemizde imalat yapan otomotiv firmalarının çoğunluğu Türkçe de dâhil tüm hedef dilleri yerel tek dil sağlayıcılarındansa (SLV – Single Language Vendor) merkezleri genellikle İngiltere ya da ABD’de olan çoklu dil sağlayıcılarından (MLV – Multi Language Vendor) temin etmektedir. Otomotiv firmalarının her dil çifti için ayrı tedarikçilerle çalışması fazla karmaşık olurdu zaten ama bu küresel çapta çalışan, çoklu dil sağlayıcılarının da her dil çiftinde, uzmanlaşmış, kaliteli, yerel ekiplere sahip olmasını beklemek fazla iyimserlik olmaz mı? Çoklu Dil Sağlayıcılarının yerel çeviri şirketleriyle değil de doğrudan freelance çevirmenlerle çalışmasıysa trajikomik dil facialarına neden olabiliyor. Birkaç kuruş daha kârlı iş yapmaya çalışırken tüm taraflar çok ciddi zararlara uğrayabiliyor. Tüm taraflar derken, sırasız olarak, son kullanıcıları, otomotiv firmalarını, çoklu dil sağlayıcı çeviri şirketlerini, çevirmenleri ve yerel çeviri şirketlerini kastediyoruz.

Otomotiv Çevirisi

Otomotiv Çevirisini Kim Yapmalı

Otomotiv çevirisi, bir teknik çeviri türüdür, çok özel bir jargonu, zengin bir terminolojisi vardır ve bu terim ve jargon dünyası son derece yerel ögeler içerir. İlk aklımıza gelen örnek: “set secrew” terimini “ayar vidası” olarak mı çevirmeli yoksa “setiskur” olarak mı çevirmeli sorusunu ancak birikimli, deneyimli, yerel çeviri şirketleri yanıtlayacaktır. Çünkü ancak yerel çeviri firmaları birikimleriyle hedef kitleyi, amacı, işlevi, elde edilmek istenen etkiyi ölçüp değerlendirebilir ve gereğinin yapılabilmesi için çeviri ekiplerini yönlendirebilir.

Teknik çeviri, birikimi, deneyimi zayıf çevirmenler ya da çoklu dil sağlayıcıları tarafından yapılması hâlinde aracın yanlış uygulamalara, hatalı bakım ve onarım faaliyetlerine maruz kalması, otomotiv şirketinin hukuki sıkıntılar yaşaması, prestij kaybetmesi, marka değerinin düşmesi vb. pek çok sorunla karşılaşması işten bile değildir. Bu da Otomotiv firmasını veya çoklu dil sağlayıcısını ya da her ikisini birden büyük maddi ve manevi zararlara uğratabilir. Otomotiv sektöründe tecrübeli ve teknik çeviride kendini kanıtlamış, yerel çevirmen kadrolarına sahip çeviri şirketlerinin seçilmesi son derece önemlidir.